Türk Eğitim Vakfı’nın burs mülakatında bir öğrenciye, “ne olmak” istediğini sordum. Aramızda şöyle bir diyalog geçti:

– Psikiyatrist.
– Neden?
– Babasız kız çocuklarına yardımcı olmak istiyorum.
– Özel bir sebebi var mı bunun?
– Evet. Ben babasız büyüdüm.
– Nasıl?
– Babam var ama neredeyse babasız büyüdüm diyebilirim. Çünkü babam eve hep geç geliyordu.
– Neden geç geliyordu?
– Benim babam hep çok yoğun çalışır.

Babasına “Ne için çalışıyorsun?” diye sorsanız, “kızım için” der.  Ancak kızının ona ihtiyacı yok. Kızının babasıyla kaliteli vakit geçirmeye ihtiyacı var.

Aile küçükken çocukla kaliteli vakit geçirmeyince, çocuk da büyüyünce aileyle kaliteli vakit geçirmiyor.

Sonra da aile yakınıyor: Bu çocuk neden bizle konuşmuyor?

Çocukla kaliteli vakit geçirmemek, ilişkileri bozuyor.

Peki, babanın ya da annenin işteki yoğun temposu, evde çocukla ilişkisini etkiliyor mu? Acaba ikisi arasında bir ilişki var mı?

ARAŞTIRMA

California Üniversitesi’nden Prof. Rena Repetti erkek hava trafik kontrolörlerin farklı günlerde iş yoğunluklarını kaydediyor.

Daha sonra bu kişilerin çocuklarla ilişkilerini inceliyor.

Repetti, bu araştırma için kontrolörleri seçiyor. Çünkü kontrolörlerin iş yoğunluğu değişkenlik gösterebiliyor. Bir mesai çok yoğun olurken, bir mesai sakin geçebiliyor.

Merak ettiği soru da şu: yoğun ve stresli bir iş günü, bu kişilerin çocuklarıyla olan ilişkisini olumsuz etkiliyor mu?

1
YOĞUN İŞ OLUMSUZ ETKİLİYOR

Tam beklediği gibi stresli günün sonunda baba, çocuklarıyla çok vakit geçirmiyor.

Bu normal ama asıl sorun şu: bu babalar o günlerde duygusal olarak da çocuktan uzaklaşıyor. Yani, çocuklarına daha az sevgi ve şefkat gösteriyor.

Daha da kötüsü, o gün çocuklarına karşı daha sinirli davranıyor ve daha çok ceza veriyor. O günlerde baba ile çocuğun ilişkisi kötüleşiyor.

(Bu araştırma sadece babalarla yapılıyor. Eminim annelerle de yapılsa, benzer bir sonuç ortaya çıkar.)

SAKİN İŞ GÜNÜ

İş günü çok yoğun değilse, duygusal olarak daha yakın davranıyor ve daha çok anlayış gösteriyor. O gün ilişkileri daha kaliteli oluyor.

Peki bu neden böyle?

2

 

DUYGUSAL DEPO

İş günü yoğun ve stresli geçerse, kişi duygusal deposunu tüketiyor.  Yani, depoda benzin kalmıyor.

Yorgunluk ve stres hem depoyu boşaltıyor hem de kişinin bilişsel kontrolünü zayıflatıyor.

Düşünme enerjisi kalmayan bir kişi karşı tarafı anlamak istemiyor. Çocuğuyla empati kurmakta zorlanıyor.

Kişinin otokontrolü de zayıflıyor. Bu durumda çabuk sinirleniyor.

(Onun için iş görüşmelerini sabah yapın veya önemli kararları sabah alın derler. Çünkü enerji ve duygu deposu doludur.)

3

BİR GÜN FARKI

Yoğun ve stresli geçen tek bir gün bile çocuklar üzerinde etkisini hemen gösteriyor. Bu yoğunluğun haftalarca, aylarca, yıllarca devam ettiğini düşünün.

Bu durumda çocuk ilgisiz ve sevgisiz büyür. İleride mutlu ve anlamlı bir yaşam süremez.

Kısacası, işte yaşanılan her stres ve yoğunluk ilişkilerimizi kötü etkiler.

İleride büyük bedeller ödememek için işin stresini azaltmalıyız. Azaltmak zor olabilir.  Ancak stresi yönetmeyi ve ilişkilerimize zaman ayırmayı öğrenebiliriz.

 

Kaynak: http://sosyal.hurriyet.com.tr/Yazar/ozgur-Bolat_313/is-yasaminiz-cocuklarinizi-nasil-etkiliyor_29314437

Yazar Hakkında

İkincidört Ortaokul Merkezli Eğitim Platformu

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.