Mutsuz olan bir beyin asla istenen düzeyde bir öğrenme gerçekleştiremez.

Öğrencilerimin mutlu beyinlere sahip olmaları beni oldukça sevindiren bir durumdur. Birazdan paylaşacağım yöntemler sayesinde sizler de mutlu bir beyne sahip olabilirsiniz.

Pozitif deneyimler, düşünen beyin ve hisseden beyin arasında mutlu bağlantılar kurarak beyni değiştirebilir. Ne kadar fazla bağlantı oluşturulup geliştirilirse öğrenme düzeyi de o derece yükselecektir.

Beyin bağlantıları bildiklerimizden, anladıklarımızdan, hissettiklerimizden ve dünyada yaptığımız her türlü eylemden oluşan bağlardır.

Beyin esaslı mutluluk, sıradan bir tabirle olumlu düşünmekle alakalı değildir. Beyin esaslı mutluluk, olumlu hissetmekle alakalıdır.

Pozitiflik, kendimizi geliştirmek, başkalarına yardım etmek, stresi azaltmak ve istekleri karşılayabilmek için içe yönelik bir motivasyon geliştirir. Pozitif etki, başkalarının bakış açısını anlayabilmemizi ve bütün seçenekleri değerlendirebilmemizi sağlar. Açık görüşlü ve anlayışlı olmak, dar görüşlü muhalefet hislerinin yerini alır. Ve gözden kaçırmayınız ki hisler, zihniyeti 11oluştururlar.

Carol Dwek ideal pozitiflik oranını bir testle tanımlıyor. Bu testte Dwek, açık görüşlü bir insanın zihniyetini oluşturan negatif düşünceleri 3’ten 1’e doğru numaralandırıyor. Etkili bir pozitiflik sonucu almak, beynin yeni görüşlere ve çözümlere açık olan sağlıklı bir akla dönüşmesine yardımcı oluyor.

Bilişsel öğrenme teorisi, düşüncenin eylemi öngördüğünü ileri sürerken duygusal öğrenme teorisi, hislerin düşünceyi öngördüğünü söyler.  Duygusal öğrenmeyi savunan pozitif psikoloji eğitimcileri okullardaki derslerin öğrencilerin duygusal öğrenmesini geliştirdiğini, öğretmenlerin duyguları model alıp yönlendirdiğini ve öğrencilerin duygularını rahatça ifade edip kontrol edebildiğini savunuyor.

Buna karşı bir görüş olarak (Eğitimin davranışsal reform çağındaki bütün alanlarında olduğu gibi) bir testte mutlu bir beynin sırrının kolayca hatırlanamayacağı belirtiliyor. Zor olanın, mutlu beyin aktivitelerini, ta ki öğrencinin günlük zihinsel aktivitesinin ya da işlemsel belleğinin bir parçası haline gelesiye kadar uygulamak olduğu savunuluyor.

Mutlu beyne sahip olmanın sırları, beynin öğrenme kapasitesini sınırsız hale getirmeyi garanti ediyor. İşte mutlu beyinlerin sırları:

  • Duygularınıza öncelik verin.

Karşınıza çıkan her fırsatta hislerinizi tartışın, keşfedin ve kabullenin. Beynin duygusal öğrenme ve duygusal yeterlilikte gelişmiş düzeyde bir eğitime ihtiyacı vardır. Çünkü duygular pratik becerilerin, anlamanın, sahip olduğumuz bütün bilginin bir filtresi ve etkinleştiricisidir.

  • Güçlerinizi kullanın.

Her konuda pozitif duygusal güçlerinizi gözlemleyin, yetiştirin, dengeleyin, düzenleyin ve teşvik edin. Çünkü duygusal güç duygusal zekanın diğer bir tanımlayıcısıdır. Beyin, kendi potansiyeline ulaşabilmek için mükemmel bir duygusal uyuma ihtiyaç duyar ve buna bağımlıdır.

12

  • Olasılıkları zihninizde canlandırın.

Her konuda öğrencilere duygusal uyumsuzluktan kaçınmaları için deneyimleri oluşturup analiz edebilmeyi öğretin. Beyin istemsiz olarak iyimser bir şekilde düşünmeye meyillidir. Bu yüzden öğrencilerinize taşı altına dönüştürebilmek için beyinlerini nasıl kullanabileceklerini anlatın.

  • Öz anlatıya teşvik edin.

Öğrencilerinizin öz anlatılarını geliştirmelerine ya da değiştirmelerine yardım edin. Örneğin her zaman kaçınılan başarısızlığı ya da başarılı bir şey elde etmek için kabul edilen başarısızlığın ne olduğunu onlara öğretin. Beyin bir hikaye anlatıcısıdır ve onun kendisine anlattığı hikayeler sonuçları tahmin eder.

  • Korku cesaretinizi kırmasın.

Her konuda öğrencilerinize rahatlamasını ve duygusal olarak güvende hissedebilmesini öğretin. Çünkü her duygusal, sosyal ve akademik başarısızlığın temelinde korku yatar. Korku beyni ele geçirir ve böylece yeni şeyler öğrenmeyi engeller. Çünkü korku dışa yönelik uyumluluğa baskı yaparken içe yönelik motivasyonu sağlayan pozitif duyguların harekete geçmesini de önler.

 

  • Akış yaratın.

Doğuştan gelen merakınızı harekete geçirin ve onun akışına müdahale etmeyin. Beyindeki eski faydasız bağlantılar atıldığında ve yeni bağlantılar oluşturulduğu zaman beyin hırslı ve çıkarcı bir öğrenici olur. Ki bu durumun getireceği olumlu sonuçları hemen fark edeceksiniz.

Artık nasıl daha mutlu bir beyne sahip olacağınızı biliyorsunuz!

 

 

 

Kaynak: https://www.psychologytoday.com/blog/positive-psychology-in-the-classroom/201504/the-7-secrets-happy-brain

Yazar Hakkında

İkinci Dört, merkezine ortaokul eğitimini alarak eğitim dünyamız için içerik oluşturma ve var olan içeriği daha da geliştirip zenginleştirme amacında olan bir fikir platformudur. Bu amaçla sizler de geleceğin eğitim dünyasına katkı sağlamak isterseniz yazılarınızı info@ikincidort.com adresine gönderebilirsiniz.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.