Birçok öğretmen meslek hayatları içinde gelişme göstermeyen birçok uygulamayla yıldırıldı, çocukların yaşamlarıyla ilgisi olmayan kayıtlı eğitim müfredatları ve öğretim deneyimlerini sürdürmeyi sağlayan sınavlar gibi. Bu yüzden onlar sık sık diğer iş arkadaşlarıyla liderlik için mücadeleye giriştiler, geriye itildiler, uzun vadeli eğitim hedeflerini karşılamanın yolunu bulmayı denediler: “Her öğrencinin ihtiyacını karşılamak ve başarılı olmaları için yardım etmek.” Okullar bu konuda üç temel yola giriştiler, teknolojiyi kullanmak, bireysel öğrenmeyi vurgulamak ve tam öğrenmeye karşı yetkin öğrenmeye dayanan sisteme yönelmek. Bu yaklaşımların hiçbiri aynı değilken, bazı yaygın özellikleri paylaşırlar ve eğer iyi şekilde uygulayabiliyorlarsa eğitim sisteminin önemli yapısal değişikliklere gereksinimi olduğunu söylerler.

1

Yetkin bir çalışma raporuna göre, “Eğitim Yetkinliğini Maksimuma Çıkarma ve Karma Öğrenme: Uzmanlardan Görüşler” adı altında okulda daha fazla öğrenci merkezli yaklaşımları başarabilmek için karma öğrenme ve yetkin öğrenmeye kişisel geçiş hareketlerini incelemiştir. Rapor ayrıca zaten uygulanmaya başlayan işin kaynağını sağlamlaştırmak için bazı anahtar sistem değişikliklerini de tanımlamıştır.

Rapor, bireysel öğrenmeyi “öğrencilerin güçlerine, ihtiyaçlarına, ilgilerine ve deneyimlerine uygun öğrenme” şeklinde tanımlıyor. Yazarlar kendi adımlarıyla öğrenmeye izin veren ve bireysel öğrenmeyle aynı şey olmayan uyarlanabilir öğrenme programını gösterirken dikkatli davranıyorlar. İyi öğretmenler öğrencilerinin güçlü ve zayıf yönlerini tanımlamaya yardım etmek için çok önemli bir konumdadırlar. Onlara çeşitli öğrenme modelleri sunabilir ve kişisel ilgileri doğrultusunda öğrenmeye yönlendirebilirler. İki öğrenci aynı değildir ve bireyselleştirilmiş bir model aynı materyal ve yaklaşımların her öğrenciye uygulanacağı anlamına gelmez.

“İzlenebilir sistem hakkı, şimdi çocukların haklarının neler olduğu konusunda araya giriyor.”

Yetkin eğitim, geleneksel temelli okul modellerinin kurduğu hegemonyanın kırılmasından söz ediyor. Çocukların bilgilerindeki asıl eksiklikler umursanmadan yaş gruplarıyla birlikte diğer aşamalara devam etmesinin yanı sıra eğitimciler çocukların sadece ana konuları açıklayabilirlerse ilerlemelerine izin veriyorlar. Bu durum, farklı öğrenme aşamalarında olan öğrencilerin ki kısmen birçok yetki temelli okul, teknolojinin öğrencilerin çeşitli ihtiyaçlarını karşılama esnasındaki yardımına inanıyor,  bulunduğu karmaşık bir sınıfın önünü açıyor.

2

Uluslararası K-12 Öğrenme Başkanı Susan Patrick: “Biz bugün ne yaptık diye sorduğumuzda, adım adım ilerlenmiş olsa dahi, süreç çocuklar tarafından büyük suskunlukla sonuçlanabilir.” diyor.  Patrick,  bazı kritik yetkin eğitim endişelerine dikkat çekerek öğrencilerin daha hızlı hareket ederek boşlukları doldurma fırsatı yakalayacağından ve geride kalma mücadelesini bırakacaklarından bahsediyor. Patrick, öğretmenlerin bütün öğrencileri yüksek standartlarda tutmasını ve bilgilerin her gün öğrenilmiş olup olmadığına bakılmasını olumsuz karşılıyor.

Patrick: “Yetkinlik temelli bir sistemde her öğrencinin bulunmasını sağlamalı ve öğrenme boşluklarının üzerine gitmek için dürüst olmalısınız.” diyor. Patrick, teknolojinin öğrencileri yakalamaya yardımcı olacak güvenilirlikte işlediğine inanmıyor. Çok fazla dijital materyal öğrenciler arasındaki mücadeleleri alışkanlık haline getirecek ve tabiri caizse alışıldık “yola getirecektir”. Ancak araştırma, analiz ve öğrenmeye başvurma şansları olmadıkça öğrencilere kendi öğrenmelerinin derinine inme ve bireyselleştirilmiş iyi bir program şansı verilmemiş olacaktır.

Liderlik

Bu tarzda bir dönüşüm ihtiyaçları için üretilmiş özel bir liderlik çeşidi bulunmuyor. Eğitim konusunda birçok mükemmel lider varken, birileri sık sık, sadece kendilerine uyan liderlik özelliklerini ihtiyaç dışı olsa bile üzerlerinde topluyorlar. Patrick: “Dikkate değer, bütüncül bir sistem dönüşümü hakkında konuşuyorsanız –süreci yönetmek içtenlikle çok kolay– bahsedeceğiniz tek şey, “öğrenme sırasında her öğrencinin ihtiyaçları karşılanmalı” olmalıdır.” diyor. Bu sağlam bir uzun dönem vizyonuna ve 5 ile 10 yıl civarında işleyecek bir plan yapma yeteneğine olanak sağlar. Büyük bir dönüşüme kadar, en iyi oluşturulmuş planınız değişse bile, meydan okumalar baş gösterecek ve düzeltmelere ihtiyaç olacaktır. Değişim lideri, aniden beliren her olasılığı yönetmek zorundadır ve süreçte tepe taklak olmamaya da dikkat etmelidir.

3

Bu tarz bir dönüşümde çalışmak için, lider toplumun geneliyle ve okuldaki herkesle işbirliği içinde çalışmak zorundadır. Taraflar sıklıkla iletişime başlayacaklar ve plan uygulamaya geçmeden üç yıl geçmiş olacak. Bu adımı gözden kaçırmak kolaydır ancak başarı için çok önemlidir. Öğretmenler, ebeveynler ve öğrenciler eğitim sisteminin özüdür ve eğer onlar sürecin tamamlayıcısı değillerse, başarılı olunamaz.

Rapor şuna dikkat çekiyor: “Amaç, değişime niçin ihtiyaç duyulduğuna dair ortak bir anlayış yaratmak, velilerin ve toplum üyelerinin çocuklarından ne istediği ve taraf liderlerin tüm paydaşlar için ortak bir hedefi bir arada çalışarak nasıl inşa edecekleri olmalıdır.” Tarafların ihtiyaçları net bir şekilde ve sıklıkla birbirine bağlanacaktır.

Bu çalışma oldukça yeni olduğundan mevcut, güçlü, yenilikçi liderlerden biri hemen bir diğerinin yerini alabiliyor. Güçlü, profesyonel öğrenme toplulukları, bir diğerinin sürecini gözlemleyerek ve nasıl bir işe sahip olduğuna bakarak çalışmanın ilerlemesine yardımcı olabilirler. Liderler kendi profesyonel öğrenme şanslarını bulmak için güvenilir olmalılar, özellikle resmiyeti az olan tanınmış öğreticiler var olduğundan beri ki bunların liderleri tüm sistem dönüşümünün nasıl kolaylaştırıldığını anlatıyorlar.

Sorumluluğun Sınır ve Kuralları

Patrick, “Yetki temelli modelleri yürüten eğitim liderlerinin ne ölçüde durdurulması gerektiği konusunda gerçek bir bilgi eksikliği” olduğunu dile getiriyor. Bazı taraf liderler iki paralel uygulanabilir modeli aynı anda yürütebiliyor, biri federalleri ve devlet denetleme ihtiyaçlarını karşılıyor diğeri ise yetkin temelli modele uygunluk gösteriyor. Bu durum da her ikisi için sağlanmak zorunda olan zaman ve kaynağı önemli ölçüde azaltıyor.

Patrick: “Geniş bir sistem içinde gerçekten nasıl göründüğüne bakılmaya başlanmalı ve sorunlar dondurulmalı.” diyerek görüşünü belirtiyor. “Bireyselleştirilmiş ve yetki temelli yeni yapılara ihtiyacımız var.” Patrick, federal ve devlet sorumluluk ölçülerinin zamana dayandırıldığına ve yaklaşık bir yüzyıldır yaş grubu öğrenme modelinin ne kadar yaygın olduğuna dikkat çekiyor. Bu durum, tarafların bugünün öğrencilerinin ihtiyaçlarıyla karşılaşmasına ve bu noktada deneyim kazanmalarına çok az esneklik sunuyor.

4

Patrick, halk kütüphanelerinde uygulanan modüler değerlendirme şeklini göz önüne almayı öneriyor. Yıl içinde tüm öğrencilerin öğrendiklerini kapsayan puanlamalı standart sınavlar yerine, öğrencilerin her modülün sonunda, onlar ne zaman bitirirse, sınava alınması gerektiğini belirtiyor. Sonrasında, “öğrenci merkezli öğrenmeyle, uyarlanabilir öğrenmeyi gerçek anlamda karşılaştırabileceğimizi” söylüyor.

Patrick’in belirttiğine göre uyarlanabilir modüler sistem öğrencilerin gelişimini de gösteren bir yol sunuyor. Şu anda, bir 9. sınıf öğretmeni, 4.sınıf okuma düzeyiyle gelmiş bir öğrenciye sahipse ona 6.sınıf okuma düzeyine gelmesi için yardımcı olabilir. Elbette bu gidişatta öğrenci hala 9. sınıf sınavlarında zayıf bir performans sergileyecektir. Öğretmen, öğrenci başarısına yardım edecek krediye sahip değildir. “Uyarlanabilir sistem hakkı, şu anda çocukların hakkı olanı verebilir.” diyerek bu duruma çözüm önerisi getiriyor Patrick.

Öğretmenler her zaman öğrencilerine bireysel yaklaşmak ve onları o şekilde değerlendirmeye almak isterler, fakat çoğu zaman bu amaca ulaşmakta kaynak ve zamanları sınırlıdır. Şimdi, teknoloji kullanıma uygun türlü türlü yardımcı materyaller sunabilir durumda. Teknoloji okullarda, zaman temelli öğrenmeyi bırakmada ve öğretmenlerin öğrencilerini nasıl anlamasını gerektiğini kavramada yardım edecek potansiyele sahiptir. Plansız bir öğretmenin elindeki etkisiz ancak bir o kadar da sihirli bir değnek değil ama doğru öğrenciyle, doğru zamanda, doğru teknoloji kullanıldığında her öğrenci için üstünlük yaratabilir.

Kaynak: http://ww2.kqed.org/mindshift/2015/03/25/what-does-a-school-need-to-enable-learning-based-on-student-competency/

Yazar Hakkında

İkincidört Ortaokul Merkezli Eğitim Platformu

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.