Facebook, Twitter, Instagram veya diğer sosyal paylaşım siteleri, arkadaşlar ve diğer tanıdıklarla ilgili olan bitenlerden haberdar olmak ve onlarla iletişim içinde olmak isteyen çocuk ve gençler için büyük birer fırsattır. Sadece bir internet sitesinin sayfasını açarak, çocuklarımız kendileri için önemli olan insanlarla (ya da en azından aynı sosyal ağa kaydolmuş insanlarla) iletişim kurup diledikleri gibi, diledikleri konularda sohbet edebilirler.

 

Sosyal medya kavramına büyük sempati duyan birçok insan olduğu gibi sosyal medyayı sevmeyen de birçok kişi bulunmaktadır. Eğer söz konusu çocuklar ve gençlerse Oxford Üniversitesinin yapmış olduğu bir araştırma oldukça dikkat çekici bir hal alıyor. Öyle ki bu araştırma, sosyal ağların çocukların zekası üzerinde kötü etkileri olduğunu ve bu zararın uzun süreli ve geri alınamaz olduğunu öne sürmektedir. Buna karşın sosyal ağ savunucuları da sosyal ağların çocukların sosyal etkileşimlerini arttırdığını ve gelişen teknolojiye uyum sağlamalarını kolaylaştırdığını belirtmektedir.

 

Sosyal Ağların Çocuklar Üzerindeki Kötü Etkileri

Sosyal ağların en bilinen kötü etkisi kişiyi bir çeşit bağımlı durumuna sokmasıdır. Sosyal ağlara bağımlı kişiler Facebook, Twitter ya da diğer sosyal medya güncellemelerini sürekli ve çok sık aralıklarla kontrol ederler. Kullanıcıların, bu kontrolleri sırasında beyinlerinin bağımlılığa yönelimli kısımları yeniden tetiklenmiş olur. Çocuklar ve gençler için bu bağımlılık okul işlerine odaklanma, kitap okuma ve sporla ilgilenme gibi bütün yararlı aktivitelerden zaman çalar ve onlara ciddi zararlar verir.

1

Oxford Üniversitesinin en iyi nörologlarından biri olan Baroness Susan Greenfield, sosyal ağların çok fazla kullanılmasının, kişiler için ömür boyu sürecek etkileri hakkında şu uyarılarda bulunuyor:

 

  • Facebook ve diğer sosyal paylaşım siteleri, beyne cızırtılı seslerden ve parlak ışıklardan etkilenen, kısa dikkat süresine sahip ve anı yaşayan çocuk muamelesi yapıyor. Bu sosyal ağlara girmek için neredeyse hiçbir konsantrasyon becerisine sahip olmak gerekmiyor. Bu durumlar da beynin zayıf bir dikkat süresine sahip olmasına neden oluyor.

 

  • Çocuklar gerçek dünya ile iletişim kurmaktan gitgide uzaklaştırılıyor. Bazı öğretmenlerin hazırlamış olduğu raporlar, sosyal ağların çocukların kavrama seviyelerini etkilediğini belirtiyor. Ayrıca çocuklar sadece ekran yoluyla iletişim kurarsa, vücut dili ve ses tonu gibi gerçek hayattaki iletişimin inceliklerinden uzaklaşmaktadırlar.

 

  • Sosyal ağ sayfaları çocuklarınızı bencilleştiriyor. Facebook ve diğer ağlar çocuklarınıza kendileriyle ilgili bir sayfa sağladığı için özgüveni yetersiz ve zayıf çocuklar dünyanın kendileri etrafında döndüğünü düşünebilirler bu da onların hayatlarının ilerleyen dönemlerinde duygusal problemlerin ortaya çıkmasına ve empati kurma becerisinden yoksun olmasına da neden olabilir.

 

  • Bu siteler çocuklarınızı sansasyonalizme eğilimli hale getiriyor.

 

  • Pediatristler bazı gençlerin ciddi boyutlarda “Facebook Depresyonu” yaşadıklarını gözlemliyor. Facebook ve diğer popüler sosyal ağlarda çok fazla zaman harcadıktan sonra bazı gençler huzursuz ve dengesiz tavırlar sergiliyor. Yapısı kırılgan ve hassas olan bir genç, sosyal ağlarda iletişim halinde olduğu arkadaşlarının güzel bir hayatı olduğunu görünce kendiyle kıyaslayıp bu depresyona girebiliyor. Amerika Pediatri Akademisine göre, “Facebook Depresyonu”na sahip olan gençler genellikle gerçek bir sosyal etkileşim söz konusu olduğunda büyük sorunlar yaşıyor.

2

Bazı psikologlara ve yapılan bilimsel çalışmalara göre sosyal ağların diğer kötü etkilerini de şu şekilde sıralamak mümkündür:

 

  • Eğitimciler de sosyal ağları kullanan gençlerin ve çocukların imla ve gramer kurallarını çoğu zaman hiçe saydıklarını söylüyor. Aslında günümüzde imla hatası yapmak ve anlaşılmamak, gençler arasında oldukça havalı bir davranış olarak kabul görüyor. Bu konuda çok da bilgili olmayan çocuklar, gerçek hayatta kurulan iletişimle sosyal ağlardaki arasında ne gibi farklar olduğunu anlamakta zorluk çekerler. Birçok öğretmen, sosyal ağlarda yapılan bu imla ve gramer hatalarının öğrencilerin okuldaki yazılarını da kötü yönde etkilediği görüşünde birleşmektedir.

 

  • Ekranlardan kurulan ilişki çocukların gerçek hayattaki ilişkilerine olan ilgisini azaltıyor.3

 

  • Sosyal ağlar sapık, dengesiz ve birçok kötü niyetli kişiler için ise amaçlarına ulaşacağı verimli alanlardır.

 

  • İlgi bekleyen çocuklar için Facebook ve diğer sosyal ağlar onların kendilerini gösterebilecekleri bir buluşma yeri durumundadır. Bu çocuklar, sonunda onlara zarar verecek uygunsuz birçok durum, resim ya da video paylaşabilirler. Ayrıca online olarak paylaşılan bu gönderi ve paylaşımlar internet ortamında kalıcı olurlar ve bunlar çocukların sonraki hayatlarında karşılarına çıkıp onları zor durumda bırakabilir.

 

  • California Devlet Üniversitesinde psikoloji profesörü olan Larry Rosen’ın yaptığı bir çalışmaya göre, Facebook gibi sosyal ağların aşırı kullanımı gençler arasındaki empati kurma yeteneğinin azalmasına ve bu da narsizmin artmasına neden olur.

 

  • Yapılan yeni araştırmalar özellikle daha önce kendine zarar vermiş ya da intihar girişiminde bulunmuş gençlerin online yollanan olumsuz mesajlara karşı daha hassas ve etkilenebilir olacağını gösteriyor. Plos One dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, kendine zarar verme ve intihar düşüncelerine sahip çocukların ve genç yetişkinlerin bu tarz düşüncelere sahip olmayan akranlarına kıyasla internette çok daha fazla zaman harcadığı ve siber zorbalığın en favori kurbanları olduğunu belirtmiştir.

 

  • Akıllı telefonların ortaya çıkmasıyla popüler olan selfie (özçekim)’ler, bir kişi dış görünüşüyle ilgili takıntılı hale geldiğinde kişinin akıl sağlığını kötü yönde etkileyebilir. The Mirror gazetesi son günlerde mükemmel bir fotoğraf çekemediği için kendini öldürmeye çalışan bir selfie bağımlısı hakkında haber yaptı. Psychology Today dergisi yazarı Pamela Rutledge, bu durumu: “Zihnin selfielerle meşgul olması, kişiyi farklı sorunların da kurbanı yapacak olan özgüven ve benlik algısından yoksun olduğunu gösteren gözle görülür bir işarettir. Çok sıklıkla selfie çekimi, ilgi çekmek için yapılan yaygın bir davranış biçimi olan  ‘rol yapmanın’ farklı şeklidir.” şeklinde ortaya koymuştur.

 

  • Michigan Üniversitesinin yapmış olduğu araştırma, genç yetişkinlerde Facebook kullanımının kişinin sağlığının bozulmasına yol açtığını, genç yetişkinlerin ne kadar çok Facebook 4kullanırlarsa o kadar kötü hissettiklerini ve hayatlarından genel olarak daha az memnun olmaya başladıklarını gösteriyor.

 

  • Gençler ve sosyal değişim için en büyük kuruluşlardan biri olan DoSometing.org sitesi sosyal medyanın, uyku bozukluğu, depresyon, bağımlılık, 7/24 stres, kendi içine kapanma, özgüven yetersizliği ve bir şeyleri kaçırma korkusu gibi birçok kötü etkilerini öne çıkarmıştır.

 

 

Sosyal Ağların Çocuklar Üzerindeki İyi Etkileri

Diğer yandan MacArthur Foundation gibi sitelerdeki bazı uzmanlar olaya daha farklı bakıyorlar. Onlar çocukların ve gençlerin önemli teknik ve sosyal becerilerini online ve yetişkinlerin anlayıp değerlendiremeyeceği bir şekilde geliştirdiklerini iddia ediyorlar. Savundukları başlıca noktaları şu şekilde toparlamak mümkündür:

 

  • California Üniversitesinden Mizuko Ito: “İnternette zaman harcamak, genç insanların teknoloji çağında yetenekli bireyler olması için gerekli olan sosyal ve teknik becerileri elde edebilmek adına çok önemlidir.” diyerek yaklaşıyor bu konuya. Çocuklar modern toplumda görev almak için temel sosyal ve teknik becerileri bütün yönleriyle öğreniyorlar. Ayrıca sosyal ağ, gençlerin arkadaş çevresini genişletip kalıcı bir sosyalleşme elde etmelerine yardımcı oluyor.
  • Sosyal ağlar çocukların arkadaşlarıyla olan bağlarını güçlendirir. Gençler akranlarından online olarak bir şeyler öğrenmeye oldukça isteklidir. Birbirleriyle etkileşim içinde olup birbirlerinden geri bildirim alırlar. Böylece öğretmenler ve yetişkinler artık bilginin tek kaynağı değildirler.
  • Sosyal ağlar çocukları hiç olmadığından daha çok iletişimsel hale getirir. Çocuklar için, bu teknolojik fırsatlar olmasa hiçbir zaman tanışamayacağı dünyanın bir ucundaki kişilerle tanışıp arkadaş olma daha kolay bir hale gelmiştir.

 

  • Çocuklar her zamankinden daha çok iletişim kurup etkileşime geçebiliyorlar.

 

  • Sosyal ağlar, çocukların daha ilişki odaklı, düşünceli ve empati sahibi olmalarını sağlıyor. Çocuklar yakınlarının doğum günlerini hatırlayıp onları kutlayabiliyor. Arkadaşlarının resimlerine, durumlarına ya da videolarının altına yorum yazabiliyorlar. Bunların dışında çocuklar yüz yüze görüşemediği arkadaşlarıyla bile online iletişim içinde kalarak ilişkilerini kopmadan sürdürebiliyorlar.

 

  • Profesör Larry Rosen, gençlerin sıkıntıda olan, üzgün Facebook arkadaşları için sanal empati gösterme yeteneğini geliştirdiğini belirtiyor. Ve bu empatinin arkadaşları tarafından iyi karşılandığını ve onların ruh hallerini olumlu yönde etkilediğini, buna ek olarak bu sanal empatinin, gençlere diğer insanların durumu hakkında nasıl empati yapılacağını öğreterek gerçek hayata uyarlanabileceğini açıklıyor.

 

Peki, Sosyal Ağlar Konu Olduğunda Aileler Ne Yapmalıdır?

Çocuğunuzu sosyal ağlardaki iletişim yerine gerçek anlamda iletişim kurmaları ve zamanlarını bu yönde harcamaları için teşvik edin.

Çocuğunuza gerçek, yüz yüze yapılan görüşmelerin online görüşmelerden her zaman için çok daha anlamlı ve sıcak olduğunu kavratmaya çalışın. Unutmayın ki çocuğunuz arkadaşlarıyla kurduğu yüz yüze iletişimlerde daha fazla sosyal beceri edinecektir. Online arkadaşlıklar çocuğunuza konuşmalardaki ince mecazları anlamayı, vücut dilini yorumlamayı ve farklı kişiliklere uyum sağlamayı öğretemez. Bu beceriler yalnızca gerçek yaşamda gerçekleşen sosyalleşme sayesinde kazanılabilir ve bunlar insan ilişkilerinde oldukça önemli becerilerdir.

Çocuğunuza sürekli internette vakit geçirmeyi bırakmasını söylemek yerine onun sahip olduğu farklı ilgi alanlarını ve hobilerini keşfetmesine yardımcı olun. Örneğin, spor dalları, bir enstrüman çalmak, yazı yazmak, yemek yapmak vs. gibi. Bunlardan birine ilgili olduğunu fark ettiğinizde onu sürekli destekleyip teşvik edin.

Çocuğunuza arkadaşlarıyla iş birliği yapabilmesi ve bir şeyler öğrenebilmesi için sosyal ağların olumlu yönlerini kullanmasını öğütleyin ancak internette boş boş takılıp faydasız işlerle zamanını harcamasına izin vermeyin. Çocuğunuza yararlı olanla yararsız olanı ayırt edebilmesi için rehberlik edin. Ayrıca onu siber zorbalık, başkalarının hesaplarını takip etme ve uygunsuz şeyler paylaşma gibi internetin kötü tarafları hakkında da mutlaka uyarın. Ki bu tip durumlarla karşılaşma ihtimali gün geçtikçe artmaktadır.

Mümkünse çocuğunuzun internette yaptıklarını onu online sapıklardan ve diğer tehlikelerden korumak için gözetip denetleyin. Çocuğunuz her okul araştırması ve ders çalışmak için internete girdiğini söylediğinde hemen inanmayın. Sizi kandırma ihtimali her zaman aklınızda bulundurun. Bu yüzden çocuğunuzun ne için internete girip hangi amaçla bilgisayarın karşısına oturduğuna dikkat edin.

Çocuğunuzun gerçek arkadaşlıkla sanal arkadaşlık arasındaki farkı anlamasına yardımcı olun. Örneğin Facebook’ta 500-1000 arkadaş sayısına ulaşmış olmasının onu gerçek hayatta popüler biri yapmayacağını fark etmesini sağlayın.

Çocuğunuza sosyal medyada da imla ve gramer hatalarına dikkat etmesi gerektiğini, bunun onun var olan değerine değer katacağını anlatın. Eğer eksikliğinin olduğunu fark ederseniz doğru imla ve gramer kurallarının neler olduğunu ona öğretin.

Çocuğunuz internetteki sapıkların ve kötü niyetli kişilerin kolayca avı olabilecek yaşta ise bilgisayar ekranını sizin de sürekli görüp kontrol edebileceğiniz bir yerde olmasını sağlayın. Gizli bir köşede çocuğunuz ve ekran baş başa kalırsa bu tip tehlikelerle de baş başadır demektir.

Her şeyde olduğu gibi sosyal medyanın kullanımı konusunda da aşırıya kaçmamak gerekir. Unutmayın ve çocuklarınıza da unutturmayın ki sosyal medya, hiçbir zaman gerçek hayattaki ilişkilerin ve kitap okuma ya da spor gibi faydalı ilgi alanlarının yerini alamaz.

 

Kaynak: http://www.raisesmartkid.com/10-to-16-years-old/6-articles/43-facebook-myspace-twitter-good-or-bad-for-kids-brain

Yazar Hakkında

İkincidört Ortaokul Merkezli Eğitim Platformu

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.